Sunday, August 26, 2007

richmond-betlehem-new york-dc-richmond

evet, sonunda amerikanyada da bir seferde 1000 mil sınırını devirdim. henüz türkiyedeki 2600 km lik rekoru egale edemesem de, yakındır derim :). sacid'in tişörtündeki I-95 highway'e girip, kuzeye doğru bastık. filmleri hatırlayın, yol tarifleri veya adres tarifleri hep yön içerir: tamamen doğru. buradaki bütün yollar kuzey-güney ve doğu-batı doğrultusunda yerleştirilmiş. şehir içinde de aynı uygulama var. bina numaraları da güneyden kuzeye ve doğudan batıya doğru artıyor (veya tam tersi, hatırlamıyorum :)). neden yaptıklarını da anladım; misal öyle bir yere geliyorsunuz ki emniyet şeritleriyle altı geliş, altı gidiş otoyol var ve bağlantı kavşağında üstten, alttan, sağdan soldan hatta iki üstten başka bir viyadükten 3-5 şeritli yolların bağlandığı yerler var. So, if you have bad sense of direction, don't drive.



ilk durak, leighigh univ, bethlehem. arkadaşın hocası, ünlü bir türkün evinde türk usulü çay ile eşi amerikalı hanımefendinin şeftali ve böğürtlenli keklerinden yiyoruz. türk usulü dediğime bakmayın, sallama çay, tadı da türk felan değil. sadece demlikte servis yapıldığı için bu şekilde anılıyor :). kekleri hiç sormayın, ayıp olmasın diye yedim. yoksa bilen bilir, pek başkasının yaptığını yemem. daha da ilginç bir nokta var aslında ziyarette. türk bir hocanın evinde ilk karşılaştığımız anda edilen birkaç türkçe kelime dışında hiç türkçe konuşmuyoruz. burası amerika!

üniversitede gezdiğim devasa laboratuvarları be kanara bırak, yeniden new york'a doğru yola koyuluyoruz. goerge washington köprüsünün üst katından geçerek long island daki adrese yol alıyoruz. evet, köprü bile iki katlı ve bu trafik hala sıkışıyor. boğaz köprüsüne laf edenlere duyurulur; köprü geçisi 6 dolar. ya da türkiyede tüm yollara laf edenlere söyleyim; başlıktaki güzergahı izlerseniz en az 65 dolar otoyol ve köprü geçişlerine ödeme yapmanız gerekiyor.

buruklin, menhettın, long aylınd, brodvay, taym skuare gibi yerleri de gezdim, sıkay sıkrapır (gökdelen) leri de gördüm ama insanoğlu işte; hemen alışıyor. ne var derseniz, gökdelen işte ne olsun. sıra sıra binalar :). yine de ny yi sevdim, hiç değilse sokaklarda insan var, metro var (ama kokuyor ve sıcak).

dc de kısaca kaldım. bir araştırma mekezi gezdim. malesef dünyadaki ne büyük sarsıcıyı (shaker) göremedim saat geç olduğu için ama süper bilgisyarlarda çalıştırılan özel kodları ve simülasyonları görme imkanım oldu. e tabi doğal olarak yeni çalışma ortakları buldum ve amerikada kalmam için bir teklif daha aldım. merak edenlere; hayır dedim, bekleyenler var :)

home sweet home. insan bi yeri evi olarak gördüğü zaman ne olursa, nerede olursa olsun dönüş bir farklı oluyor. ohhh be :)

7 comments:

sacidu said...

ben boşuna mı highway 95 yazılı tişört giyiyorum. nasıl sen amerikanın kalbi olan newyorka giderken highway 95 den gidiyosan benim de kalbime giden yol 95 den geçiyor manasında. nedir bu 95 henüz çözemedim ama. kurşunsuz 95 oktan fln olabilir :p

tkscientist said...

I-95: amerikanın doğusunda, kuzey-güney hattında çalışan uzunca bi otoyol. otoyollar (I=interstate) kuzey-güney doğrultusundaysa tek numara, doğu-batı doğrultusunda ise çift numaralı oluyor. öylesine bilgi olsun işte

Anonymous said...

bekleyenler var öylemi hımm :)

Anonymous said...

hayırdır? dönüş yakın mı yoksa? bir süredir izlemiyordum siteyi, çok şey kaçırdım mı dur bir bakayım..

tkscientist said...

yok, daha değil de ne yalan söyleyim; gün sayıyorum :)

bi süredir yazmaya vaktim olmuyor malesef, yoğunluk var.

Anonymous said...

ilk durak, leighigh univ, bethlehem. arkadaşın hocası, ünlü bir türkün evinde türk usulü çay ile eşi amerikalı hanımefendinin şeftali ve böğürtlenli keklerinden yiyoruz. :)))))))) burada tamda bunu okuduğumda gözlerim faltaşı gibi açıldı ve aaaaaaaa olamaz Tuncay başkasının yapmış olduğu bir keki yemişşşşşşş dedikten sonra yazının devamında

kekleri hiç sormayın, ayıp olmasın diye yedim. yoksa bilen bilir, pek başkasının yaptığını yemem.

Bunu okuduktan sonrada bir kahkaha attım hayat bu işte böyle adama kek bile yedirirler istersen hayır de ))))))))))

Aşık cimcime )

tkscientist said...

daha neler yiyecem ben de merak etmeye başladım. damak zevki olmayan bir ülkede, ortalıkta herşey varken hiçbirşey yiyememek. aslında onların var sandığı: yok! :(