Monday, July 30, 2007

zaman

x: bi sussan artık, yetmedi mi zehirlediğin onca kişi
y: dayanamadım. aynı benim gibiydi, yani daha önce olduğum gibi. kaderin beni de bi zamanlar sürüklediği yerde gördüm onu. duvar aynı duvar değildi, üzerindeki şekiller de farklıydı hatta daha da yüksekti! belki dedim.
x: belki ne? sen mi aşıracaksın o duvardan? hadi bundan aşırdın, sonrakinde ne yapacak? sen yine orada olabilicek misin? sen kimsin?
y: bilmiyorum! bilmek istediğimden de emin değilim!
x: bilsen ne olacak ki? bi zavallı olduğunu öğrenmek senin gibi bir zavallıya ne katacak?
y: madem biliyordun, niye daha önce söylemedin?
x: anlarsın diye bekledim ama nafile! dönüp dolaşıp geldiğin noktanın aynı yer olduğunu fark ettiğinde anlarsın sanmıştım.
y: gezip dolaştığım, görüp duyduklarımın hiç mi manası yok?
x: işte yine aynı yerdesin, hala zavallısın...
y: senin gibi mi olmalıyım
x: birşey mi ima ediyorsun?
y: hayır! ne olmam gerektiğini bulmaya çalışıyorum.
x: boşa uğraşma, benim gibi olamazsın. hem olmak da istemezsin.
y: o zaman benim durumum daha iyi
x: o niye?
y: bilmem, ses tonundan öyle hissettim.
x: ortada bir ton bile yok! nerden çıkarttın?
y: okuyanın beyninde yankılanan ne?
x: o zaman öne geç!
y: öne geç? neyin önüne, fotoğraf mı çekeceksin.
x: soytarılık yapma! öne geçmenin, başı çekmenin, ipleri ele almanın zamanı geldi.
y: bence zamanı değil!
x: tam zamanı?
y: emin değilim?
x: daha bekleyecek misin?
y: belki biraz daha
x: artık istediğin kadar bekleyebilirsin...
y: bu ne demek şimdi?
x: zaman doldu! bu yazı bitti.

1 comment:

sacidu said...

melis gitmiş y gelmiş, sen de x olmuşsun. ama aynı uslüp. y ezik, x çok baskın, heeeeeyt uleeeyn havalarında :)