daha sivas bitmedi ama adana yazasım geldi...
rekorlarıma bi yenisini daha ekledim; 19 saat ayakta kaldığım süre içerisinde en azından 17 saat konuştum, bu konuşmanın yaklaşık 7 saati bir kürsüde sunum yaparak ve soru cevaplayarak, bir kısmı kürsü dışında soru cevaplayıp birşeyler anlatarak ve kalanı çeşitli fikir alışverişiyle geçti. aynı 19 saatin uçak yolculuğu, yemeklere giderken yaptığım araba yolculuğu ve verdiğim aralarda ve yemeklerde oturduğum sürelerin dışında hep ayakta olmam da rekorumu perçinledi diye düşünüyorum. tabi her rekor övünülecek birşey olmayabilir, hemen aklıma daha önce blogumda yer verdiğim bilgenin sözleri geldi: bir insan konuşmasından belli olur. konuşmayacak kadar mükemmel insan var mı? insan çoğu zaman konuştukça hata yapmıyor mu? benim için rekor olan bu sürede yalandan ne kadar kaçtım, ne kadar yakalandım diye düşündüğüm süre de bi o kadar olmak zorunda mı? gelir gelmez uzun süredir yapamadığım şekilde yatar yatmaz uykuya dalmış olmam bu konuda ne kadarlık bir gösterge?
biraz da yol notu: çok sıcaktı, ilk defa vip salonundan uçtuğum için acayip bir ortamı paylaştım, benim bile şaşırdığım şekilde öncesi ve sonrasıyla hazırlık aşamasını da kapsayan iki günlük bu tempoda kilo bile aldım ve daha önce vardığım hüküm konusunda daha kesin kararlara varmaya başladım, sürekli düşünmem ve düşündüğüm kadar hareket etmem gerekiyor. bu kadar notun sonuna bi de özet: entropy'yi düşürek lazım.
Saturday, June 16, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment