Monday, April 23, 2007

buldum!

genelde birşey bulduğum zaman o meşhur hikayede olduğu gibi "buldum! buldum!" diye bağırmam. tabi bu cümle tartışmaya açılabilir; senin buldukların o kadar da önemli değildir de ondan, sen bulduklarına sevinmeyi bilmiyorsundur da ondan, ya ne kadar soğuk kanlısın X'i buldun ve buldum diye bağırmıyorsun, hadi len; o zaten vardı ya da "bir şeyi de bilme kardeşim". sen bunlardan hangisisin diye sormayın, sadece tartışma açtım. ben bunların arasında belki varım, belki de yokum; ya da bunların farklı miktarlarda ve farklı frekanslarda toplamından oluşuyorum (bkz: expansion theorem). aslında benim bulma şeklimde farklı galiba, öyle bir anda patlamıyor çoğunlukta, birikip birikip kenarlardan taşıyor. bazen hazneyi o kadar büyük tutup başlıyorum ki dolması epey bir zaman alıyor. onun için genellikle bir çalışmaya başlamam bitirmemden daha çok zaman alıyor. hatta geçen gün bir huyumu daha keşfettim-bu yaşta da insan kendinde keşfedilecek şeyler bulur mu demeyin. bir iş yaparken kısım kısım yapmıyorum, tümünü birden yapmaya çalışıyorum. mesela bir program yazacağım zaman hesaplamalar, döngüler ve çizimlerin hepsini yazdıktan sonra programı çalıştırıyorum.
e yeter be kardeşim, ne bulduysan söyle artık ta işimize gücümüze bakalım sesleri kulaklarıma kadar geldi. hemen söyleyim: "zamanla nasıl baş edebileceğimi" buldum. çoğunu Einstein bulmuş, hatta bunu bulurken "problem üzerinde düşündüğüm sıralarda çoğu zaman delirdiğimi düşünürdüm" dediği söylenir. Genel Rölativite Teoremi'nin sonuçlarından biri: ışık hızına yakın hızlarda zaman yavaşlar. bu mantıkla ışık hızına vardığımda zaman duracaktır. daha da ötesi, daha da hızlı gidecek olursam zaman tersine dönecektir. ama aynı teorem bizim ışıktan daha hızlı hareket edemeyeceğimizi de söylüyor. zaten bulduğum da bu değil :). Einstein'ın bulamadığı amam benim bulduğum teorem daha çok Newtoncu çünkü Einstein'ın referans eksen takımı benim teoremde çalışmaz. teoremimin adı: "sürekli hareketli referans sistemi teorisi" . teorem çok basit: kafanızdan bir referans belirleyin, aynen hadi aklından bir sayı tut dediklerinde yaptığın gibi. sonra yapacağın şeyi düşün ve bunu referansa bağla. gözlerini kapat ve yapacağın şey bitene kadar açma. teorem bu kadar basit olmasına karşın çok zor olan birşey var; referansı seçmek. olayın başarısı direkt olarak referans noktanıza bağlı. başarı ölçütü de şu şekilde: teoremi bir olaya uyguluyorsunuz. herkesin yaptığı gibi yaptığınızda 10 birim zamanda olay gerçekleşiyor diyelim. eğer siz gözünüzü açtığınızda 10 dan az (örneğin 9) birim zaman geçmişse referansınız doğru, aksi takdirde bahsi kaybeden taraf sizsiniz.
risk'in tanımını bilir misiniz? eminim biliyorsunuz ne olduğunu ama tanımını biliyor musun diye sordum. görünüşü çok basittir ama anlayan için bir o kadar da korkutucu;
RİSK=(KAYBEDİLECEK ŞEY) x (KAYBETME İHTİMALİ)

2 comments:

sacidu said...

"7ye kadar sayıcam kapı açılırsa .... yaparım açılmazsa yapmam" diye yaşayan bir film karakteri hatırlıyorum sanki. belki de kitap karakteri. ona benziyor sanki teoremin : )

tkscientist said...

vurdumduymazlık tema'sı tamam, aynı kapıya çkıyor ama risk faktörünü unutmamak lazım.

bu kitap kahramanı raskolnikov olmasın :):)