başlığa bakmayın, sinopta anlatacak bu kadar çok şey yok. güzel bir doğa (yazı tercih edin), sakin bir şehir ama yiyecek birşey yok. yani en azından kendine has bişeyleri olmalı diye düşünüyor isan. bi döner bu kadar kötü olabilir mi? antep sofrası isimli lokanta kuzu şiş yazıp daha etinden yapılmışını verir mi?
ben sayamadım. sanırım beş gün oldu. kaçta yattığımın önemi olmaksızın her gün 8:30 civarında kalkmayı becerebilmiş durumdayım. kahvaltıyı kaçırmıyorum yani. üstümdeki miskinliğin tarifi yok ama yine de bir arpadan daha uzun yol aldığım kanısındayım. verim konusu tartışılır, çünkü beklentilerin ne olduğu değişken. ama yüzde yüz olmadığı kesin :)
bu gündüz ve geceleri duyduğum acayip kuş sesleri martılardan geliyor olsa gerek. daha önce hiç böyle kötü kuş sesi duymadığım için tahminim bu yönde. bi de geceleri koro halinde çığrışıyorlar, ne anlama geliyorsa. bi tanesi de odamın camından görebildiğim (hafif çapraz kalıyor) ağacın üstüne yuva yapmış, şans işte.
Thursday, March 8, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment