ağlarsa anam ağlar ardımdan
göklerden ağıt yağar yağmurla
dost yüzlü yalancılar kapımda
yalnızlık çırılçıplak koynumda*
en son ne zaman ağladınız, gözleriniz ne zaman doldu kapaklarından taşarcasına. şu kalabalığa aldırmadan, ağlamayı bilmeyenler gibi anıra anıra değil, hüngür hüngür ağlasam dediniz mi hiç. siç hiç hayalinizi rüyanızda gördünüzmü? peki rüyanızın gerçekleştiğini gördünüz mü? gerçekleşse ağlar mıydınız?
ordu'da düzeni bozdum, yine geç yattım ama düzeni tam bozdum ki geç te kalktım-11:25. yavaşça toparlandım ve en kısa ayılma yolu olarak banyoya yöneldim ama şansım yanımdan hiç ayrılmamıştı: suda yeterli tazyik yok, ısınmıyor. la havle, devam. miskin miskin giyindim ve dün gözüme kestirdiğim derli toplu pastane-kafe-lokanta karışımı yere kahvaltıya gittim. camında yazıyordu hafta içi kahvaltı tabağı: 3.5 ytl, hafta sonu açık büfe kahvaltı; 12'ye kadar! aslında şansımı kaybettiğimi düşünüyordum, kahvaltıyı birkaç poğaça ve çayla geçiştirecektim ama şansım sanırım banyoda kalmış olacak, kahvaltı devam ediyordu. tabi girerken kendimi keyif yapmaya o kadar hazırlamıştım ki gazete bile almıştım. kahvaltının özeti baya bi yedim, sabah+öğlen kıvamında, gazeteyi de o sırada bitirdim. keyif çayı ile de pazar ekini (milliyet-pazar) okuyayım dedim. sigaram için ateş isterken (bırakacağım için ateş taşımıyorum :)) Akif ilgi bekliyor başlıklı yazıyı okumaya başladım. can dündar yazmış. ankara hacettepe de akif'in İstiklal Marşı'nı yazdığı evi-dergah aslında- gezmiş ve bakımsızlığından, ilgisizlikten bahsetmiş. akif'in odasının da fotoğrafı var: rüya gördüğü oda, uyandığında kağıt bulamayıp duvara yazdığı mısralar:
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner taşarım.
Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.
güzel hayal kurmalı, hayali gergef gibi işlemek lazım, gerçekten uzaklaşmadan hayale ulaşmak için çalışmak lazım hatta hayatını hayale adamak ta lazım ki rüyasını da görebicek kıvama gelebilesin. öyle bi kıvama gelsin ki rüyanın gerçek olabileceğine sen de inanabilesin. hatta inanasın, hissedesin, akif gibi olabilesin, onun gibi hayırlı rüya görebilesin. gördüğünün gerçek olduğunu bilesin hatta bunu başkaları da bilebilsin ki senin rüyanın gerçekleştiğini gördüğünde gözleri yaşarsın; benim yukarıdaki dörtlüğü okuduğumdaki gibi...
*yıldız tilbe
Sunday, March 11, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment