eveett. yine biraradayız. ben, gölgem ve ayrılmaz eleman 'yalnızlığım'.
yine kaçtım, kimseye haber vermedim, telefonlarımı kapattım ama nafile; buldular yine beni...
aslında emin değilim, onlardan mı kaçtım yoksa onları bulmak için 'taaa' diye tarif edilen mesafelerden kopup buralara geldim. olsun, yine beraberiz. ne fark eder.
yeni bir yüzü olsun diyorum bu seferki blogumun. herşey olsun içinde, herşey olsun ama ben olmayım. yine sesli düşünüyorum ama sesim yine bana yabancı geliyor. ben olmayacaksam ne diye yazıyorum yine gecenin bu saatinde takır takır. ama biraz da değişiklikler olsun müsade edin. ben de sacidu gibi film, kitap vs. eleştirisi yapmak istiyorum. ben de mahallemizin kültürel dikili taşı olma yolunda adımlar atmak istiyorum. hatta başlangıç olsun diye trt2'de 'bir tatlı huzur almaya geldim' programını izlerken yazıyorum. nasıl ama; iyi başlangıç bence...
bir sonraki 'post' ile birlikte biraz yol hikayesi anlatayım. tayfun talipoğlu gibi değil ama. beklemeyin öyle abuk hatta çoğu zaman subuk ta olan cümle dizimlerini. tabi zevkler ve renkler tartışılmaz diye bir de atasözü !? var. yalan! benim atalar böyle dememiştir heralde. ben tartıştığıma göre aynı genetik şifreyle kodlanmış (acayip entellektüel bir sözdizimi oldu :)) olduğum neslime ait atalarım da tartışmış olmalı.
hoşbuldum... :)
Monday, March 5, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment