çok iyi araba kullandığım konusunda bir iddiam yok. gerçi son 15 günde amasyaya kadar yaptığım 2200 km kadarlık zorlu parkurda teknik hiçbir hata yapmadığımı, sürüş olarak ta sadece karlı ılgaz dağında bir miktar viraj dışına-karşı şeride geçecek kadar- çıkmam ve yağmurlu havada yaklaşık 1-2 saniye abs sisteminin devreye girmesi dışında hiç hatam olmadığını söyledim. doğrudur. zorlu sinop yollarında, sinop-samsun arası virajlarda veya düz sahil yolunda hata yok.
her iyi gidişin bir de kötü gidişi vardır. başta dedim ya iyi araba kullanma iddiam yok diye, kötü kullanma konusunda bir iddiada bulunabilirim sanırım. etkenler sıralanabilir, yorgunluk, uykusuzluk, sabırsızlık, pişmanlık, sinirlilik, felan ve filan ama bahane yok. normalde ne kadar sürede gelinir tam olarak bilmiyorum ama virajlı olduğu söylenen-doğrudur- zile, yozgat üzerinden gelmeme rağmen 4,5 saat sürdü. virajlı dediğim yolda her zaman olduğundan biraz daha fazla Allah yardım etti. 30-50 km/h hızla dönülmesi istenen yolların çoğunda 70-130 km/h arası hızla ilerlemiş olmam konusunda çok yorum yapılabilir ama gerek yok, ben cevabı biliyorum. ilerleyen satırlarda boşuna beklemeyin, size söylemeyeceğim.
yolda başka ne hatırlanır diye bir daha düşündüm parağrafı yazarken ama yola çıkışımı unuttum bi an. farklı kurgulanmış tarantino filmleri gibi başını sonunda anlatıyorum ama şimdi kurguyu değiştirmek için çok yorgunum. yazmaktan değil bekli ama o anları tekrar yaşamaktan. sabah arabaya biniyorsunuz, zaten acelecisiniz. kontayı yerleştiriyorsunuz ve sakin bir şekilde dualarla çeviriyorsunuz. göstergeler arasında bir sarı ışık yanıyor, bir araba ve üzerinde bir civata anahtarı. motor ve/veya şanzıman elektroniği acil duruma geçti demek bu. helikopter olsa mulfunction ışığı yanıp söner ve yedek sistem devrede ışığı yanardı. kontak kapalı, tekrar açık, durum aynı. kafasını direksiyona vuran ve arabanın içinde onu 2200 km'dir (hatta toplamda 26500 km) taşıyan makinaya söven, sırası değil diye haykıran biri; ben! farketmez, durum zaten acil deyip yola çıkıyorum ve normalde yetecek benzinin tahmini sürüşüme göre yetmeyeceğini bilerek benzinliğe giriyorum, alıyorum ve kredi kartından çekmek için markete giriyorum. kart reddedildi, 12 saat önce kullandığım kart. bi daha deneyin lütfen. reddetti abi. bu kartı dene. çok şükür, hadi hayırlısı. yola çıkıyorum, solladığım polise hafif bir bakış atıp içimden kusura bakma diyorum, basıyorum...
Wednesday, March 21, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
2 comments:
durum niye acil diye sormuştum
vardır bi sebebi. en azından öyle hissetmişimdir.
Post a Comment